Künye: Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu 2021/5 E. 2024/2 K. 24/10/2024 T.
Karar Özeti: Tam yargı davalarında miktar artırımında bulunulması halinde; dava dilekçesinde talep edilen asıl miktara hangi tarihten itibaren faiz işletilecekse, artırılan kısma da aynı tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerekir.
Hukuki Arka Plan ve Aykırılık
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 16. maddesinde yapılan değişiklikle, tam yargı davalarında talep edilen miktarın nihai karar verilinceye kadar bir defaya mahsus artırılabilmesine imkan tanınmıştır. Ancak bu artırılan tutara hangi tarihten itibaren faiz işletileceği hususunda Danıştay bünyesinde üç farklı uygulama ortaya çıkmıştır:
- Birinci Görüş: Artırılan kısma, idareye başvuru veya dava tarihinden itibaren faiz işletilmelidir.
- İkinci Görüş: Faizin başlangıcı, miktar artırım dilekçesinin mahkeme kayıtlarına girdiği tarih olmalıdır.
- Üçüncü Görüş: İdarenin bu miktar yönünden temerrüde düştüğü tarih, dilekçenin idareye tebliğ edildiği tarihtir.
Bu görüş ayrılıklarının hukuki istikrarı zedelemesi ve hak arama hürriyetini kısıtlaması nedeniyle içtihatların birleştirilmesi yoluna gidilmiştir.
İçtihatları Birleştirme Kurulu İncelemesi
Kurul yaptığı değerlendirmede; faizin, uğranılan zararın bir unsuru olduğunu ve tazminat hakkıyla birlikte doğduğunu vurgulamıştır. Miktar artırımının yeni bir dava olmadığı, mevcut davanın bir parçası ve devamı niteliğinde olduğu belirtilmiştir. Davacının gerçek iradesinin en baştan itibaren “gerçek zararın” tazmini olduğu, ancak davanın başında çeşitli sebeplerle (yargılama masrafları, belirsizlik vb.) miktarını tam belirleyemediği kabul edilmiştir.
Karar
Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu, idari işlem veya eylemlerden doğan zararın faiziyle birlikte tazmini istemiyle açılan tam yargı davalarında; dava dilekçesinde talep edilen miktar için hangi tarihten itibaren faize hükmedilecekse, artırılan miktar için de aynı tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerektiğine 24/10/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar vermiştir.
Değerlendirmemiz
Kararda isabetle vurgulandığı üzere, tam yargı davalarında miktar artırımı müessesesi, davacının yargılama sürecinde somutlaşan gerçek zararına ulaşmasını sağlayan usuli bir imkandır. Artırılan kısmın faiz başlangıcını dilekçe tebliğ tarihine çekmek, uzun süren yargılamalarda paranın enflasyon karşısındaki değer kaybını telafi etmekten uzak kalmaktaydı.
Bu çerçevede, miktar artırımını davanın aslından koparmayarak “tek ve bütün bir talep” olarak değerlendiren bu yaklaşım; Anayasa’nın 125. maddesindeki idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödeme yükümlülüğü ve “tam tazmin” ilkesiyle tam bir uyum içerisindedir. Karar, özellikle yüksek enflasyonist ortamlarda hak sahiplerinin mülkiyet hakkının korunması ve idari yargıda yeknesaklığın sağlanması açısından büyük önem arz etmektedir.
Kararın tam metnine bu link üzerinden ulaşabilirsiniz.
Not: Bu içerik, genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Buradaki açıklamalar, herhangi bir kişi veya kurum için özel hukuki görüş niteliğinde değildir. Kişisel hukuki değerlendirme gerektiren durumlarda profesyonel destek alınması önerilir.
İdare hukuku alanındaki güncel değişiklikler hakkında detaylı bilgi almak ve özel hukuki değerlendirme talep etmek için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
info@okylegal.com
+905441526496
